Posts Tagged “söz”





















Artık rutin bir işti benim için. Her akşam iş çıkışı seni arayıp seninle konuşurken evime doğru yürümek. inanması çok zor ama akşama kadar ki bütün stresimi, bütün öfkemi, bütün nefretimi ve bütün yorgunluğumu unutup kendimi senin sesine bırakıp yollarda sanki yürümüyor adeta uçuyordum. Zor bir gündü o gün benim için, bitmiş tükenmişliğimle soguk ve fırtınalı bir havada evime dogru yürürken yine seni aradım, sesini duymak bütün yorgunluğumu ve bütün stresimi almıştı, ta ki o son kelimeyi söyleyene kadar. Ulan insan yavaş yavaş söyler. Ulan hiçmi hatırı yok onca güzel günlerin, ben senin düşmanınmıydım? Sen benden o kadar mı nefret ediyordun? Ulan, demek yıkılmak buydu, demek çaresizlik buydu, demek bitmek buydu, ulan seni sevene, daha dün sevdigim dedigin birine nasıl ben evleniyorum dersin, telefon elimde kalakaldım bir an nefes alamadım, ölüyordum lan, dünya durmuş bir anda herşey bitmişti benim için, yürüyordum ruh gibi, yürüyordum, bir gölge gibi, hiç bir şeyi görmeden hiç bir sesi duymadan, sonlardaydım lan, o an anladım ki çaresizlik denen meret buymuş, elinden sevdigin gidiyor, ve sen çaresizsin ve sen hiç birşey yapamıyorsun , ve sen soguğa, fırtınaya aldırmadan inadına bagrınıda açıp rüzgara yürüyorsun umutsuzca, yürüyorsun olmayan sonuna, yürüyorsun ulan ölümüne…

Comments Yorum yok »

Her aşk ilk 35 saniyesi içinde bitmeye başlar..En kekeme ihtimalle 2 dakika sürer bir aşkın kuruluş ve yükseliş dönemi…
Bir “ Memnun oldum” cümlesiyle başlar serüven…
Hanin öğretilmiş klasik yalanlardan biridir ya, nasıl başlarsa öyle gidermiş güya, sen de zannedersin ki; memnun olarak başladım hep memnun olucum dersin. Sevinirsin…Sevdiğin de sevinmiştir seni tanıdığına ama sen daha çok sevinmişsindir onun sevinmiş olmasına
Ve sonra
İşte sonra
Tam bu anda
Sen bir sevincin en gevrek yerini ısırırken, ağzının bahar tadı henüz genzine bile ermemişken pat diye sorar:
Nasılsın?
Aşk bitti. Geçmiş olsun..
Nasılsın?
Dünyanın en tuzak sorusudur
Dünyanın en kazık sorusudur.
Soru eki bile almayacak kadar kurnaz, soru olduğunu herkese belli etmeyecek kadar akıllı bir sorudur.
Bazı salaklar iyiyim diye cevap verir bu soruya
Daha salakları teşekkür eder
En salaklar ise Allah razı olsun sen nasılsın der..
Oysa bu sorunun senin sağlığına alaka göstermekle alakası yoktur…Moralinin Richter Ölçeği cinsinden değeri sorulmuyordur
Naslsın?
Yani anlat bakalım senden ada çıkar mı çıkmaz mı ? Seni sevmem için bir neden üret bana..
Marifetin nedir ? benden ve diğer insanlardan farkın nedir, seni neden seçeyim? Zayıf noktan neresidir, nerenden vurayım? Canevini nerende gizliyorsun ?
kalbin en fazla kaç parçaya kırılır?vs.vs.
Bu budur..Nasılsın budur?
Ve bu sorunun iki cevabı vardır..
1-Çok güzel bir aşktı..Yaşattığın için teşekkür ederim…
gerçi birçok insan kısa sürdüğünü düşünecek ama 35 saniye öyle az buz bir zaman değil..
bu süre içinde 32 defa gözlerini kırptın, 27 adet soluk aldın, yan masadaki herifi kestin, peçeteyi ileri doğru ittin, bir ara gözlerimin içine baktın…birlikte çok şey yaşadık.. mesela garsonun kahveleri getirmesini bekledik ki nikah gününü beklemek kadar heyecanlıydı…
hatta bir ara ayakkabımın ucu ayakkabının ucuna bile değdi.. tek tensel ve derisel temasımız bu oldu… gerçi deri bizim derimiz değil ölmüş bir hayvanın köselesiydi ama olsun..unutulacak hatıralar değil bunlar…35 saniye arkasından bir bavul gözyaşı dökecek kadar uzun bir zamandır..
2-Aşkın bitmeye başladığını bilirsin de için el vermez gencecik bir ölüyü gömmeye..
yalan yanlış yaşasın ..tamam
3. sorusu nasılsın olan bir aşkın mürvetini görmek nasip olmaz hiçbir aşığa ama bir hastane odasında bile olsa aşkımın büyüdüğünü görmek istiyorum dersin ve
“Nasılsın?” sorusuna
“Nasıl olayım istersin” diye cevap vererk teslim olursun

Comments Yorum yok »





Suskunlukta sesler daha çok acıtıyormuş..
Bu yüzden senden harf harf kaçışım..
Yalnızlığıma esir düşüyorsun,
bense kayboluyorum cümlelerinde ve susuyorum sana, avaz avaz susuyorum..
Sende birikiyor içimin tüm sökülenleri..
Ben dipsiz bir kuyu oluyorum..
Biriktiriyorum her harfimde seni.

Comments Yorum yok »







Hiç dikkat ettin mi bu güne dek bilmiyorum…
Bazen havanın karardığını anlamak için lambaları söndürmek gerekir…” Akşam üzeri başlayan bi tiyatroya koşarız alel acele…zaman zaman yağmur çiseler şemsiyelerimize…hava aydınlık gün bitmemiştir..usul usul mumları söndürürüz yaslandığımız koltukta…sonra oyun biter ve lambalar söner…dışarı çıktığımızda hava çoktan kararmış…gün usul bir sessizliğe gömülmüştür…işte o zamanlarda bi kez daha hatırlar insan…
“Bazen havanın karardığını anlamak için lambaları söndürmek gerekir…”

İşte ben bu gün anladım ki… Seninle geçirdiğimiz gün son bulmuş… Meğer dışarı da hava çoktan kararmış… Bunu anlamak için perdenin kapanması ışıkların sönmesi gerekiyormuş…

“Perdeyi kapatıp tüm gerçekleri gözlerinin önüne serdiğim için özür dilerim…”

Çok yorgunduk ikimizde… Ufukta kaybolan günün ağırlığı çökmüştü omuzlarımıza… İşte şimdi gün başladığı gibi son bulup ıssızlığına dönerken… Sen kendi dünyanın yolunu tutuyorsun… Ve ben kendi kaldırımlarımı adımlarken düşünüyorum…

Biz nereden nereye geldik?
Ne kaldı elimizde veda sahnelerinden başka?
Belki bi gün… O gün bu gün değil ama… Belki bi gün…

Gün yeniden ikimiz için doğar… Ve biz aynı salonda buluşuruz… Belki bu kez sahneye taşınırız… Yinede olur da seyirci olarak kalmak istersen tekrar… Lütfen sahneye yakın otur…

Şimşekler çaksa da… Yıldırımların düştüğü yeri görmüyorsun…

Ve ben bu kez lambalar söndüğünde… Gün bitip karanlığa gömüldüğünde… O kapıdan seninle çıkmak… Seninle aynı dünyanın yolunu tutmak istiyorum…

Şimdilik…
Hoşçakal bitanem…

Comments Yorum yok »

Ne yazilmali ki silinip gitmesin, ne söylenmeli ki unutulup bitmesin.

Sessizlikle baslayan bir hikaye bu. Eger basladigi gibi bitecekse sonu,yasanan her ne varsa sil, gitsin.Hayallerde gerçek gibi yasarken seni,umutlarda bitti bir zaman, sevgiler de.

Seni seviyorum çünkü ne zaman siir okusam, misralarindan sen akiyorsun,gözlerimden yaslar süzülüp resmine damliyor, sessizlik sarariyor içimde, susuyorum.

Tam buldum dedigin anda kaybetmek nedir bilir misin?
Atilmisligi hissettigin oldu mu?
Hayaliyle yasamayi ezberledin mi?

Delicesine sevdigin ama onun seni sevmedigini ögrendigin o ani hiç yasadin mi?

Onun eksik yanlarini bile sevebildin mi ?
Terkedilise ilk defa görüyormus gibi baktin mi?
Elvedasiz ayriliklar acitti mi içini?
Göz kapaklarina inat, uyumadigin oldu mu gecelerce?

Sadece mum isiginin aydinlattigi odanda onu düsündügün oldu mu saatlerce?

Ellerin onsuz kaldiginda üsüdün mü?
Duyuyorum susuyorsun, yine susuyorsun, tipki o zamanki gibi söylemiyorsun.

Seni seviyorum çünkü hergün biraz daha tükenirken hersey, benligim sesizceinliyor ben susuyorum.

Bir an elinden tutuyorum, biran sonra belkide tamamenelimden kayip gitmis oluyorsun, anlayamiyorum.

Yine sensiz kaliyor kollarim,yine islaniyor gözlerim. Yasamam için tek nedenimdin sen. Fakat binlerce
sebep vardi seni sevmem için.

Seni seviyorum çünkü yasanacak bütün imkansizliklarda sen varsin.Biryerlerim aciyor durmaksizin.

Sessizligin çok sey söylese de bazensusmanda incitir beni. Bilirim, belkide en iyi ben bilirim ki, susmasini
bilmek, bildigini söylemekten daha zor.

Bir uçurum gibi derinlesensessizlik, bizi birbirimizden ayirdi bile. Yenildik dostlugumuza, zamana,yalnizliga, yenildik iste!

Sinsice sardi sessizlik, böyle birdenbire,
ansizin… ve ben hala unutmam gerektigini söyleyenlere inanmiyorum.

Hissettiklerimi söylemektense dost kalmayi, seni sensiz
yasamaktansa susmayitercih ederim.

Senin beni sevme fikri bile beni mutlu edebilecek kadar güzel
ve asil!

Seni seviyorum çünkü sen benim siyah beyaz dünyami
renklendiren o çok azseyden birisin. Sensiz her andan korktum, korkuyorum.

Alip gitme ellerini,alip gitme gülüslerimi, götürme düslerimi. Sen benden gittingideli öylebiktim ki sensiz kendimden.

Seni seviyorum çünkü hala birseyler var vazgeçemedigim. Ben herkes için siiryazmazdim, bu hep tuhaf gelmisti.

Fakat simdi senin için siir yazmamak tuhaf geliyor.

Bu yillarca sürecek ve de hiç dinmeyecekmis gibi düsünürken
görüyorum ki anlamini yitiren birseyler var aramizda.

Seni seviyorum çünkü tam herseyden vazgeçmistim ki, karanligimin perdesiniyirtti ellerin. Ama yine direndik sessizlige, hala konusulmadan kalan öyle
çok sey varki! “Sustugun yerde birseyler kırılıyor”

Nasil söyleyecegini sende bilmiyorsun besbelli.. Susman gerekiyor diye susuyorsun belkide, dostlugumuz için..

Kalbim sendeyken her adimda, aklım sendeyken her dakika, unutmadim, unutamadım iste

Comments Yorum yok »