Posts Tagged “sohbet”


Serbest bırakıyorum tüm duygularımı
Göz yaşlarım sessiz ve derinden içime akıyor.

Toplayıp birer birer onları
Sessizce kucağına bırakıyorum.
Hayallerim yarım yamalak.
Külrengi bir dargınlık hâlâ yanı başımızda duruyor.
Gitmem gerekiyor diyorsun.
Başka bir şey çıkmıyor dilinden.
Ve gidiyorsun.
Beni yarım hayallerimle baş başa bırakarak gidiyorsun.

Dönüp ardından bakamıyorum gitme diyemiyorum.
Eteğinden birer birer yenik sevdamız dökülüyor.
Salonun orta yerinde beni bir başıma bırakıyorsun.
Göz yaşlarım bir bardak gibi yerde kırılıyor.
Ağlamıyorum ve ağlamayacağım bu gece.



Ezgiler beni Ege’de bir yakamoza götürüyor
Işıl ışıl bir denizgece ve sen.
Uyandırılmak istemiyorum bu gece.
Ama yarım kalan her şey öksüz bir çocuk gibi susmak bilmiyor.
Gece kanıyor.
Sokaklar gül rengine bulanıyor.
Dilsiz insanlar müziğe eşlik ediyor
Bende onlara.

Yanı başımda hâlâ sen varsın.
Müzik bitiyor.
Kalkıp beraberce çıkıp gidiyoruz.
Şimdi buruk vedalar ellerimizde başı boş dolaşıyor.
Yakamozdan sisli sokaklara sızıyorum sensiz.
Dargın bir yürek ve içime akıttığın hasretin zehriyle
Bir başıma ağlıyorum….

Comments Yorum yok »

 

 

 

 

 

Comments Yorum yok »

Sen yoksun yine
Ben buralarda bitiyorum

Sen gülerken ellerin gözüne
Ben ağlıyorum başka omuzlarda
Sevmiyorum kimseyi sen gibi
Biliyorum sonunu
Kimseye diyemiyorum sevdiğimi
Nefret kusuyorum bazen yüzlerine
Ahlarını alıyorum bazen
Diyemiyorum işte ya sizde . . . Ya Sizde . . .
Mehtabı izliyorum hep
Günün gecenin son bulduğu anları
Aynı benim ömrümün son buluşları gibi oluyor sonları
Yagmur sanki olana isyan edercesine yağıyor bugün
Ay parlak değil eskisi gibi
Güneşse senin gözlerinin yaptığını yapıyor güne
Saklanıyor bulutlara
Varlığını hissettirsede
Isıtmıyor artık eskisi gibi

Sensiz uyanmamak için bugünde uyumadım
Yine gecede aradım seni , senin yerini
Karanlıklara gömdüm suretini
Işıklarda sakladım yüreğimi
Kararan bahtıma ışık bulma umuduyla
Islak kumlara yazdım sitemlerimi
Yosunlarla süsledim çevresini
Karanlıklardasın sevgili aynı sen gibi
Kapkarasın . . .
Layık olduğun rengin içinde bir yudum beyaz arama sakın
Beyaz bendim
Ve sana uğramıyacağıma Yemin Ettim . . . !

Benim aşkım büyük oldu
Ayrılığım hüsran . . .
Sorarım sana , Neydi seni benden ayıran ?
Bu nedir ki Unutturdu herşeyi ?
Aştan damı büyük ?
Ölümden demi son ?
Geceden demi kara ?
Söyle Nasıl Kapanır Bu Yara . . . ?
Bu yürek nasıl dayanır ayrılığa ?

Söyle eğer biliyorsan yolunu
Sen nasıl unuttuysan banada de
Bitsin bu çile,
Bitsin bu gözyaşı
Bitsin İçimde beni acıtan ne varsa
Bitsin artık içimi çürüten rütübet
Bitsin Söyle Hadi Sen Nasıl Bitirdiysen Söyle
Söyle Bana . . .
Sevinme sevgili Sevinme
Seninde bilmediklerin var bu girdapta
Senin de unuttuğun birşeyler var
Ve bil sevgili . . .

Düşerse sevdan gurbete. . .
İşte ozaman çekilmez olur
Aşk . . .

Ve işte o zaman anlarsın sonun geldiği
İşte o zaman anlarsın çektiğimi ve çektirdiğini . . .

Benim Bildiğimi Sen Bilseydin
Az Güler Çok Ağlardın . . .

Ve O zaman anlardın beni ve bitirdiklerini
Bitenleri ne hale geldiğini Ozaman anlardın
Sevgili . . .

Comments Yorum yok »

ÇİN ATASÖZLERİ

• Hersey bir güzellige sahiptir fakat bunu herkes görmez. (Konfüçyus)
• Bilmek sevmek kadar güzel degildir, sevmek de zevk almak kadar. (Konfüçyus)
• Prensipleri amaçla, erdemli hareket et, yardimseverlige gore hareket et, kendini sanata ver.
• Uzaktaki su, acil susuzlugu gideremez.
• Akan su asla kokmaz, kapi mentesesi paslanmaz.
• Köseye sikisinca bir tavsan bile isirir.
• Kötü birsey yapmadinsa seytanlarin kapini çalmasindan korkma!
• Önünden gelen bir mizraktan korunmak kolaydir fakat arkandan atilan oktan korunamazsin.
• Büyük kisilerin iradeleri, zayiflarin ümitleri vardir.
• Hançer gibi bir dile fakat pamuk gibi bir yürege sahip ol.
• Köpegin agzinda fildisi bulamazsin.
• Kalbinde yesil bir dal bulundurursan sakiyan kuslar gelir.
• Bir adamdan süpheleniyorsan onu ise alma, ise aliyorsan ondan süphelenme.
• Bir oyun oynayacaksan oyunun kurallarini, hisseleri ve bitis zamanini önceden belirle;.
• Kizginlikta bir an sabirli olursan, yüz günlük pismanliktan kurtulursun.
• Bir yillik varlik istersen bugday, on yillik varlik istersen agaç, yüz yillik varllik istersen insan yetistir.
• Kisinin aklindan geçeni ögrenmek istersen, söylediklerini dinle.
• Bin kilometrelik bir yolculuk ilk adimla baslar.
• Ata eyeri ile kiymet biçme.
• Egitim, her zaman sahibini pesinden takip eden bir servettir.
• Yakinindakileri mutlu et, uzaktakiler gelecektir.

• Kizarmis ördegin agzina gelmesini bekleyen çok bekleyecektir.
• Oturarak yapabilecegin hiçbir seyi ayakta, yatarak yapabilecegin hiçbirseyi oturarak yapma.
• Kizginken asla mektup yazma.
• Rüzgar yoksa dalga da yoktur.
• Bir kere kaplanin sirtina bindin mi inmek zordur.
• Kimse bogulma ihtimalinden dolayi yemek yemeyi birakmaz.
• Bir köpek bir seye havlar, digerleri de ona.
• Asiri kalabalik tavuk kümesi normalden az yumurta üretir.

Comments Yorum yok »

Tutkudur, aşk…
Seni akşam ilk defa beklemektir…
Bütün yıldızları,
Gökyüzünün tamamını…
Bir ömür beraber paylaşacağımız anıları da getirmeni beklemektir…
Aşk, sen gelmeden yemeği yapmış olmaktır…
İçinde özlemin, içinde hasretin ve bir daha bırakıp gitmeyişin olacaktır…

Aşk, bir ekmeğin yetmesidir bize.
Bir küçük yoğurt alman gelirken,belki biraz meyve…
Çorbayı nasıl sevdiğini bilmemektir,
Kalbimden güvercinleri uçurup korkmaktır…

Aşk, unutmamaktır…
Benimle evlenir misin derken, bir şey olmasıdır İstanbul’ a…
Bir yerlerden denizin gelip omzumuza konması, bir kader çiçeğinin yavaşça aramıza sokulması, sevmek bu diye gözlerimize Boğaziçi’nin dolmasıdır…

Tek bir defa olsun şikayetçi olmadan süren, gönüllü bir tutukluluk halidir aşk.
Onun gözlerinin içine bakabilme cesaretini bulabildiğin ilk anda “ben sende tutuklu kaldım” diyebilmektir.
Seni pencere de beklerken her anın, bir sürgüne dönüşmesidir…

Kapı çalmasıdır, aşk…
Kapıda senin olmandır…
Ellerinde dolu dolu dönüşün, gözlerinde buradayım çiçekleri açmasıdır.
Aşk, iki oda bir salondur.
Alışkanlıktır…
Tamamlanmaktır aşk, onsuz her şey yarımdır… Her şey eksktir.

Yuvadır, aşk…
Yaşanılanların hasılasıdır.
Sulardan birlikte geçebilme yeteneğidir. Bırakmamaktır.
Vazgeçmemektir.
Gayrıya meyletmemektir.

Aşk, anne olmaktır.
Bebeğin adını birlikte koymak, o ağlayınca birlikte uyanmaktır.
Aşk emektir.
Tutkuyu yitirmeden birlikte yaşlanmak, birlikte karşılamaktır dünyanın olanca kahrını.

Aşk, utanmaktır.
“Nasılsın bu akşam” sorusuna, içimden geçen fırtınalara set çekip “iyiyim” demektir sadece…
Aşk, sadece senin yanında iyi olmaktır.Ne olacaksa senin yanında, ne gelecekse seninle birlikte korkmamaktır.

Telli duvaktır aşk…
Yıllar sonra sararmış birkaç fotoğrafta birlikte o nikah masasını anmaktır.
“Bak bu Hayri amca” dır.”Bak Nermin yengeyi gördün mü”dür
El eledir aşk…
Hem en zor, hem en kolay olandır.

Tutkudur, aşk…
Seni akşam ilk defa beklemektir…
Bütün yıldızları…
Gökyüzünün tamamını…
Bir ömür paylaşacağımız anıları da getirmeni beklemektir…

Aşk, sen gelmeden yemeği yapmış olmaktır…
İçinde özlemin, içinde hasretin ve beni bir daha bırakıp gitmeyişin olacaktır…

İbrahim Sadri
“AŞK 29 HARFTİR” isimli kitabının “T” harfi bölümü

Comments Yorum yok »

Jules Renard: ölüm iyidir, bizi ölüm düşüncesinden kurtarır.
Juvenal :Yaşlılık ölümden çok daha korkunçtur.
Kalevala (Fin destanı):Boş evden ölü çıkmaz.
Bernard Shaw: Yeryüzünde hüküm süren kuvvet, hayat kuvveti değil, ölüm kuvvetidir.
La Rochefoucauld:Güneşle ölüme dik dik bakılmaz.
Leonardo da Vinci: İyi geçen bir gün nasıl mutlu bir uyku getirirse, iyi geçen bir ömür de mutlu bir ölüm getirir.
Meredith : ölümsüz olarak bildiğim tek şey, düşüncedir.
Mevlana : Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol… Şefkat ve merhamette güneş gibi ol… Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol… Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol… Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol… Hoşgörüde deniz gibi ol… Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol…
Mevlana : Her şey maşuktur , aşık bir perdedir. Yaşayan maşuktur , aşık bir ölüdür.
Mevlana : ölüm, yaradılmışın Yaradan’a kavuşmasıdır,Sebi arus’dur.
Miron de Lencos:Sevgi açlıktan değil, fazla tokluktan ölür.
Montaigne : Mademki ölümün ününe geçilemez, ne zaman gelirse gelsin. Sokrat ‘e: Otuz Zalimler seni ölüme mahkum ettiler, dedikleri zaman: Doğa da onları! demiş.Bütün dertlerin bittiği yere gideceğiz diye dertlenmek ne budalalık! Nasıl doğuşumuz bizim için her şeyin doğuşu olduysa, ölümümüz de her şeyin ölümü olacak. Öyle ise, yüz yıl daha yaşamayacağız diye ağlamak, yüz yıl önce yaşamadığımıza ağlamak kadar deliliktir. ölüm başka bir hayatın kaynağıdır. Bu hayata gelirken de ağladık, eziyet çektik; bu hayata da eski şeklimizden soyunarak girdik
Montaigne : Solon’a oğlunun ölümünde,güçsüz ve yararsız göz yaşları dökmenin doğru olmadığını söylemişler.Solon;Güçsüz ve yararsız oldukları için dökülmeleri daha iyi ya.”demiş.
Nietzsche : Bugün artık kimse ölümcül hakikatlerden ölmüyor; çok fazla panzehir var.
Nietzsche : ölümün son iyiliği bir daha ölümün olmamasıdır.
Patrick Hengy : Bana ya hürriyet verin, ya da ölüm.
Paul Valery : Mezarlık ölülerin, toprağa karışmadan önce adlarını, kimliklerini toprak üstünde bıraktıkları yerdir.
Senaca : Cesaret cennete , korku ölüme sürükler.
Shakespeare : Korkaklar sık sık ölür, cesurun ölümü bir defadır.
Sokrates : Artık ayrılık zamanı gelmiştir.Ben ölüme gidiyorum,siz hayata…Bu yollardan hangisi daha iyi,bunu ancak Tanrı bilir..
Steven Stiles: Tanrı ölümü nerede duracağımızı bilmemiz için icat etti.
Tacitus : Şerefli bir ölüm ,şerefsiz bir ömürden daha iyidir.
Theokritos : Yaşayanlar için umut her zaman vardır. Umutsuzluk ölüler içindir.
Türk Atasözü : Çocuklar uyuya uyuya büyür, ihtiyarlar uyuya uyuya ölür.
Vauvenargues : Büyük işler başarmak isteyen kimse, ölüm yokmuş gibi yaşamalıdır.
Voltaire : Söylediklerini kabul etmeyebilirim; ama söyleme hakkını ölünceye kadar desteklerim.
W. Penn: ölümsüz olmaya karar verenler, ölümden korkmazlar.
Woody Allen : ölümsüzlüğe filmlerimle değil, ölmeyerek kavuşmak istiyorum.
Abdülhak Şinasi Hisar : ömrümüz tesadüflerin verdiği malzemelerle yapılır.
Goethe : yaşadığımız her an kendi hakkını ister.
Martin Luther king: yaşamın uzunluğu değil, nasıl yaşanıldığı önemlidir.
Senaca : Ey yaşam, senin bunca değerli oluşun ölüm sayesindedir.
A. Okay : Kimini toprak çeker, beni de gökyüzü çekiyor. Gitmek zamanı.
Bertrand Russel : Sağlık hiç kimsenin kesin olarak güvenemeyeceği tek nimettir.
Carl Sandburg : Geçmiş, bir kova külden başka bir şey değildir.
Carlyle : Deneyler, en iyi öğretmenlerdir. Yalnız okul masrafları biraz çoktur
Cenap Şehabettin : Ahirette dirilmek ümidi olmasa, sanıyorum ki hıfzısıhhaya riayet çoğalırdı.
Einstein : Ben geleceği hiç düşünmem,gelecek zaten çok çabuk gelir.
Einstein : Eğer gerçeği açıklamak istiyorsan, zarafeti terziye bırak…
Epictetos : Saati gelince öleceğim;lakin kendisine verileni iade eden bir adam gibi öleceğim.
Montaigne : Sağlık için atılan bir adım, tedavi için atılan yüz adımdan daha yararlıdır.
Publilius Syrus : Bugün dünün öğrencisidir.
Şirazi : Allahım! Beni sen kaldır ki, kimseler yıkamasın.
Zamahşehr i: Ömür bu kadar kısa iken amelleri kısaltıp emelleri uzatma!

Comments Yorum yok »

Susmakmış söylenmeyenleri anlatmak

Bilmiyordum
Ben o sırada seviyordum
Haberim yoktu…seviyordum
Bir volkan gibi
Kendine sığmayan nehir gibi
Serseri bir bıçağın bağrımda açtığı
Sıcak kazıntısı gibi
Akan kanımı sevdiğim gibi seviyordum

Haberim yoktu
Namert olayım haberim yoktu
Gülüp oynuyor
Hayatla dalga geçiyordum
Şarkıları şiirleri ben yazıp ben okuyordum
Bilmiyordum susmakmış bir aşkın ayracı
Sustuğu zaman beni seviyor sanıyordum

Ben o sırada seviyordum


Nasıl anlarsanız anlayın aşkı
Kim bilir belki bir ceylanın
Suya düşmüş telâşı
Kim bilir belki
Az önce ölmüş birinin
Boşlukta asılı kalan bakışları
Kim bilir…kim bilir
Belki ben severken
Çoktan geçip gitmiş olan bir bulutun
Bir daha gelmeyecek olan sancısı

Ben o sırada seviyordum

Namert olayım yalanım varsa
Ben o sırada seviyordum . . .

Comments Yorum yok »

YAĞMUR GÖZLÜ MELEĞİM

Sen yağmur gibi yağan,
Seller gibi çoşan,
Yüreğim deki sevdam,
Fırtınalar estiren yar…

Sen bendeki en güzel yar,
Sen kartanesi gibi,tipi gibi,
İçimde fırtınalar estiren,

Benliğimi alabora eden yar,
Beni büyülüyen,hayallerimi süsleyen,
Büyük sevdam,dinsin bu fırtına,
Bitsin bu hasretlik…

Seni çok özledim ,yağmur gözlüm,
Aramızda dağlar,mesafeler olsada,
Aradaki yollar bizi ayırsada,
Sen benim sevdamsın…

Sen benden,ben senden,
Yıldızlar kadar ,uzakda olsak,
Bak kalbimde gezen kan,
Bedenimdeki en güzel yar…

Bizi ne yolar,ne dağlar,
Bizi ne fırtınalar,ne mesafeler,
Biz bir birimize ,yazılmış iki sevdalı,
Bedenimde yaşattığım en güzel yar…

BEN SENİ ÖZLEDİM…YAĞMUR GÖZLÜ…MELEĞİM…SENİ…

Comments Yorum yok »

Dudak uçuklatan mavilerden kaydır
ellerini
bir cep gibi kazı benimle
topraklarını
ve güneş gibi görmeye gel beni

İçinde ışık var;
İçimde yanıklar…

Böyle görülmedi bir yangın
bir savaş planında
kaçak, benimle sen
bir duvardan bir yanıma
benimle kaç sen;

Başında baharlar;
dışımda koçan var!

Koş, bir Nisan ağlamış gibi, arkan boş
öyle hisli ve vurağan, nazlı
bir anne gibi kaldır, kaş

Ve bir hayalden daha hızlı!

Kaç benimle yine de
Ben olmasam,
Sen oldun, yere
dışımda adın var
kanımda yağışlar

Ne hoş…

Yağıyorsun
Ne hoş, yanıyorsun…

Yâr.

Comments Yorum yok »


Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar.

Mademki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.

Hadi git, benden sana dilediğince izin,
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.

Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.

Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın.

Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki, pişmanlık, mutluluk kadar ırak!

Sanma ki fasl-ı bahar geldiğim gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrüm yetmez.

Her darbene tahammül edecektir bedenim,
Gururum mani olur perişanıma benim.

Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!

Hercai arılara meyhanedir çiçekler,
Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!

Mademki aşk tablosunun takdirinden acizsin,
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.

Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!

Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan!
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!

Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm!
Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.

Korkulu düşlerimi yorumdan kaçırıyorum;
Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum!

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git! …

Comments Yorum yok »