Posts Tagged “Aşk mesajları”

YaLnızLik yakama yapıştı  bırakmıyor
Azletmek için beni  geleceğin günü bekliyor
Bu kadar acımasız oLma ne oLur  sensiz olmuyor
Hasretinden yaşaran gözLerim sen gelmeden durulmuyor…

Yokluğunda sanki kanadı kırık bir kuşum
Uçsam diyorum  konsam pencerene.
Uçmayı bırak  ayakta bile duramıyorum.
Olduğum yerde geleceğin günü bekliyorum.

Ama biliyorumL gelmeyeceksin.
Gözlerime bir daha gülmeyeceksin.
Yeter artık  çok yoruldun
Ayağa kalk  demeyeceksin.

Belki adımı duyduğunda bile
O kim? Hatırlamıyorum  diyeceksin.
Öldüğüm günde biLe
Belki bir fatihayı biLe esirgeyeceksin.

Ve hiç bilmiyeceksin  içime çektiğim
Her nefeste  her soLukta seni yaşadığımı.
Yastığa başımı koyduğumda göz kapaklarımı
SeninLe kapayıp  seninle açtığımı.

Comments Yorum yok »

SahiLdeydim yine bu akşam
Mecnuna döndüm ben bu aşktan.
Upuzun sahiL yolunda
Hayalin aklıma geldiği zaman
Titredim ve bir nefes daha aldım ayrılıktan.

Gözlerin gözlerime değdiği zaman
Hayat duruyor sanki  içimde bir hicran.
Ne acım diniyor  ne hayat bitiyor
YaLnızLık almış başını gidiyor.

Sarı saçlarına gönlümü doladığım
Gözlerinin yeşiLine yandığım
Bir gülüşüne canımdan caydığım
Sensiz geçen günLerime yanarım.

Ne yana baksam seni arar gözLerim
Bitkinim  güçsüzüm çünkü hala sensizim
Bu kalleş dünyada ölü gibi yaşarım
Uğrunda ağaran saçlarıma yanarım

Comments Yorum yok »

GüLüşüne aLdanmışım
Seni sahi sanmışım
Ama sana değmezmiş
Sana yazdığım tek bir yazım

Hep hayalmiş sevgi sözlerin
Hep boşmuş yarattığın ümitLerin
Nefrete bile değmezsin

Gözümde artık
Kirli bir havuza benzersin
Sana olan aşkımın gözyaşları ile dolan
Senin aptaLLiğınLa kirLenen

Evet  artık siLineceksin
Ömür boyu hayatımdan

Comments Yorum yok »

Yazmak isterdim
anlatıp da kafamdakileri silebilsem hiç susmazdım
yaLnızmışım ben bu dünyada
benimde tek botum anammış
korkutuyor bu beni
babam gitti annem ömür boyu kalacak değil bu diyarda
yapayalnız kalmış
kendi derdimle kendimi boğuyorum
yalanların içinde doğruları bulmaya çabalayıp duruyorum
yalnız kalmak yalnızlığımın içinde
uzak kalmak iyi ve kötülerden
başka diyarlara uçup gitmek istiyorum!
tek başıma düşünmeden yaşamak istiyorum
bir kalemle silmek istiyorum gelmişi geçmişi
unutup atmak kafamdan
bir daha düşünmemek acıları
tekrar tatmadan ileriye gitmek istiyorum
silemiyor ne kalbim ne beynim ne gönlüm
beraberimde gün geçtikçe daha gerçekçi oluyor şu unutulmaz anılar acılar
gel götür beni bu dünyadan
aL uzaklara
canımı da aL bedenimi de al
yeter ki yok olayım bende artık!

Comments Yorum yok »

yokluğunda farkettim yalnızlığımı
acılarla başbaşa kaldığımda
ne güzel tatlılık veriyormuşsun sen ruhuma
yalnızlığımda dost oluyorsun acılarıma

bir asır gibi geldi kısa bir ayrıLık
nedir bu isim veremediğim tatlı duygu
sevgiden öte  aşkdan bambaşka birşey

VarLığın yetiyor bana
ama sadece bir müddetliğine
artık gelmeni istiyorum
geri geL de kayboLaLım bizim diyarLarda

Comments Yorum yok »

Hiçbir vakit doğru vakti göstermeyen
kirmizi ve dijital bir üçyüziki saatidir yoLculuk
çocuğunu pet şişeye işeten bir anne
eski bir kimlikten sökülmüş fotoğrafta
yarısı kalmış bir mühür
dağa taşa yazılmış gömlek reklamı
yahut parti sloganıdır
AnadoLu yollarında
her dinlenme tesisinde uyanmak mecburiyetinde
muavin hüznüdür

radyo tiyatrosudur yolculuk
birinci ve ikinci adamı olan
bir köy piyesi
bozbulanık limon kolonyasıdır
eksildikçe ayrılık gözyaşları eklenen

mekke medine manzaralı duvar takvimidir bazen
uzun yol şoförü ya da
gemi kaptanı olmayan babaannemin
takvimlere ve hava raporlarına duyduğu merakın
her geçen gün artmasıdır

Artık makaralardan yapılmış telli arabadır yoLculuk
ergenlik çağına bir turluğuna kiralanmış bisiklet
gidip de geLmeyiştir dadaş ayazlarında

her zaman açık radyosu dünyadan haber veren
sesi kanaryalı bir berber dükkanıdır
Münir Nurettin in buhar banyosu yaptığı

Comments Yorum yok »

IşıL ışıl gözLerinle
Şeker kaymak sözlerinle
Aya benzer o yüzünle
Anlatamam sevdam seni
Eritiyor özlem beni:(

Hem güzeLsin hem gökçeksin
Hiç solmayan bir çiçeksin
Sen gönlümde bir meleksin
Anlatamam sevdam seni
Eritiyor özlem beni:(

Yanar yürek duman tütmez
Bu gönlüme gücüm yetmez
Bir çiledir çek çek bitmez
Anlatamam sevdam seni
Eritiyor özLem beni

AbdaL ettin saldın çöle
Hasatımı verdin yele
Bülbül gibi hasret güle
Anlatamam sevdam seni
Eritiyor özlem beni

Ne hayaldır nede düştür
Gizli sevda gerçek aşktır
Yaz günlerim boran kıştır
Anlatamam sevdam seni
Eritiyor özlem beni

Gözlerime bir kez baktın
Dermansız derde bıraktın
Adnan Yetimi’yi yaktın
Anlatamam sevdam seni
Eritiyor özLem beni:(

Comments Yorum yok »

Bir zamanlar Afrika’daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral  daha çocukluğundan iitbaren arkadaş olduğu birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü.

Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının  ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi:

-Bunda da bir hayır var!

Bir gün kraLLa arkadaşı birlikte ava çıktılar  Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın baş parmağı koptu.

Durumu gören arkadaşı her zamanki her zamanki sözünü söyledi:

-Bunda da bir hayır var!

Kral acı ve öfkeyle bağırdı:

-Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun  parmağım koptu?’ Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı.

Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini  ayaklarını bağladılar ve köyünz meydanına odun yığdılar. Sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bağLadılar.

Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardı ki  kraLın başparmağının olmadığını farkettiler. Bu kabile  batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla  kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler.

Sarayına döndüğünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kraL onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman oldu. Hemen zindana koştu ve zindandan çıkardığı arkadaşına başından geçenleri bir bir anlattı.

-Haklıymışsın  dedi. Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış. İşte bu yüzden  seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum.Yaptığım çok haksız ve kötü birşeydi.

-Hayır  diye karşılık verdi arkadaşı. Bunda da bir hayır var.

-Ne diyorsun Allah aşkına?diye hayretle bağırdı kral. Bir arkadaşımı bir yıL boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabiLir?

-Düşünsene  ben zindanda olmasaydım  seninle birlikte avda olurdum  değiL mi  Ve sonrasını düşünsene.

Comments Yorum yok »

Ortaköy RumLarının gönüLLerini İslama çelip çaldığı için Hırsız Aziz, (Hırsız Evliya) derlermiş Rumlar Yahya Efendi’ye.

Kosta adında bir Rum Kaptan varmış, şarapçılık yaparmış  çok da içtiği için ayık anı olmazmış. Ama YAHYA EFEN Dİ’yi nerde görse, eline kapanırmış. Yahya Efendi de sırtını sıvazlıyarak.

Kastın ne Kosta? Niye harâb ediyorsun kendini bu kadar? der gönüllermiş.

Bir böyle  iki böyle derken bir gün Marmara Adalarının birinden Ortaköy’e şarap taşırken deniz kabarmaya, dalgalar  teknesini tokatlamaya başlamış. Derken fırtına kasırgaya  kasırga kıyâmete dönüşmeye başlayınca  kabaran, köpüren,taşan rahmet deryasında sırılsıklam olan Kosta, riyâsız bir gönülle, içten içeee, dıştan dışa, resmen de alenen de hep sevip saydığı Yahya Efendi’ye yönelerek:

Elimden tut AzizYahya, çek sahile beni, sana bir küp şarabım var  hepsi fedâ olsun sana … diye içten içe yana göynüye Ortaköy’e ulaşınca
Kosta’yı sevenlerden birisi:

- Geçmiş olsun Kosta. bu berbat fırtınayı nasıl aştın sen?

Biraz da meczub bir adam olan Kosta, saçını başını eliyle taraklayarak:

-Ben aşmadım, aşıranlar aşırdılar. Yine bağışlandı bize canımız. Köyde (Ortaköy) ne var, ne yok?

-Hırsız var.

-Hırsız.

-Hırsız Aziz adamlarıyla birlikte seni mahzeninde bekliyor.

-Ne zaman geLdiLer?

-Az evvel. Onlar gönderdiler beni seni bulmaya.

- Pekala  hadi gidelim

-Ben gelmesem  bir mahzuru var mı

- Hayır  hiç bir mahzuru yok ama  sen de geL.

- Peki  demiş arkadaşı  gitmişler varmışlar ki  Yahya Efendi ve yâranı Kosta’nın mahzeninde onları bekliyorlar.

Kosta ve arkadaşı  loş mahzenin kapısından içeriye girerken  Yahya Efendi:

-Gel bakalım Kosta. bir söz attın deryaya, biz de geldik buraya. Tut bakalım sözünü.

Bu durum karşısında ne diyeceğini  ne edeceğini şaşıran Kosta  Yahya Efendi’nin ellerine kapanarak:

-Aziz Baba  mahzenim feda size  şeref verdiniz bize  siz emredin yeter.

Yahya Efendi:

-En keskini hangi küpte?

Kosta, kovuklardaki bir küpü göstererek:

-Aha şuracıkta işte.

Yahya Efendi:

-Onu için hep birlikte.

Kosta, elpençe, mahviriyyet içre:

-Siz?

Yahya Efendi.

-Biz de içeriz, merak etme, deyince, Kosta, yıllanmış şarap küplerini açarak, bardak bardak dağıtmaya başlamış. Yahya Efendi de öyle bir sohbet açmış ki orada  ilm-i ledün göklerini oraya boşaltmış. Saatlerce içtikleri halde hiç kimsede en basit bir sarhoşluk alameti görülmeyince  Kosta  arkadaşı ve mahzende çalışan diğer Rumlar birbirlerine bakışmaya başlamışlar.

Kosta, arkadaşının kulağına usulca:

-Bu işte bir iş var. Bir de biz bakalım şu şarabın tadına, diyerek birer bardak da kendileri içince, gözleri fal taşı gibi parLamış  zira  bakmışlar görmüşler ki Kosta’nın mahzende yıllanmış şarabı taze nar şerbetinde dönüşmüş.

İşte Kosta da  arkadaşları da o günden sonra, mabedlerini de  işlerini de değiştirerek iyi bir MüsLüman olmuşlar.

Evliyaların işi  bizim bilemediğimiz akıL erdiremediğimiz bir pLanda cereyan ediyor. Hani ilim için henüz çözülemeyen bazı gerçekler var ya…

Comments Yorum yok »

öLümdün yüreğime resimli aşk şiirleri katagorisi hizmete girmiştir

gelişLerin ölümdü yüreğime
oysa hasrettim geleceğin güne
çok istedim sarılmayı sıcak tenine
dokunamadım bakamadım gözlerine….

kalbim aşka mezar kazmış
aşktan yana hep yanmış,
sevdan yüreğimin düşmanıymış,
anladım sevdan harammış….

gene karşımdasın geLdin
ama benim değiLLsin  eLsin
her gün öldürüyor geLişin
beni gömmek için mi geldin….

hep yandım  hep ağLadİm
derdimi kimseye anLatamadım
sevdan yüreğimdeydi bırakmadım
sensizken de hep ağLadım…..

Comments Yorum yok »