An gelir

paldır küldür yıkılır bulutlar

gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet

o eski heyecan ölür

an gelir biter muhabbet

çalgılar susar heves kalmaz

şatârâbân ölür.

Şarabın gazabından kork

çünkü fena kırmızıdır

kan tutar   tutan ölür

sokaklar kuşatılmış

karakollar taranır

yağmurda bir militan ölü.

An gelir

ömrünün hırsızıdır

her ölen pişman ölür

hep yanlış anlaşılmıştır

hayalleri yasaklanmış

an gelir şimşek yalar

masmavi dehşetiyle siyaset meydanını

direkler çatırdar yalnızlıktan

sehpada pir sultan ölür

Son umut kırılmıştır

Kaf dağı’nın ardındaki

ne selam artık ne sabah

kimseler bilmez nerdeler

namlı masal sevdalıları

evvel zaman içinde

kalbur saman ölür

kubbelerde uğuldar bâkî

çeşmelerden akar Sinan

an gelir

-lâ ilâhe illallah-

kanunî Süleyman ölür.

Görünmez bir mezarlıktır zaman

şairler dolaşır saf saf

tenhalarında şiir söyleyerek

kim duysa  korkudan ölür

-tahrip gücü yüksek-

saatli bir bombadır patlar

an gelir …

Comments Yorum yok »

Bir gün hatırlayıpta beni ararsan  Susuz bıraktığın çöllerdeyim ben Aklına gelirde eve uğrarsan
Bilki artık yokum,ellerdeyim ben… Pencere önünde gözyaşı yuttum Gönlümü hep geli diye avuttum. Acıyla öfkeyle sımsıkı tuttum Koparıp yırttığım tüllerdeyim ben
Gündüz güneşimdin geceler ayım Şimdi kapkaranlık bir kuyudayım Yokmuş zere kadar kalbinde payım Bilmezsin ne hazin halerdeyim ben Kapanmaz bilirim aşk yaraları Bıraktım sana tüm hatıraları Paket paket içtim sigaraları Etrafa savrulmuş küllerdeyim ben. Çok geç anladımki her şey bir yalan Mutlu bir kaç gündü geride kalan Sana getirmiştim bakta oyalan Vazodaki solmuş güllerdeyim ben….

Comments Yorum yok »

aşkın alevinde yanıyordu yüzün

yağmurun kızı  diyordu sana herkes

güneş  dudaklarını ısırıyordu  görmüştüm

mavinin ıslak tarihinde buluyordum seni

üşüyen ellerindi üşümüşlüğümü örten

aynaların bittiği yerdeydi güzelliğin

gecenin nemli göğsünde ıslanıyordu yüzün

lacivert şafakların kızıl ufkunda

fırtınanın sesiyle kaçıyordun

dönüşü olmayan denizlere…

güneşin yüreğinde isyan bayrağı açan

eski ve yaralı bir ülkeden geliyordun

şarabın gizemli gülüşünü gezdiriyordun

deniz kokulu ormanların yeşilinde çoğalarak

güne düşmüş mevsim gibi dans ediyordun

şimdi

sevginin yeşil kıyılarında kayboluşunu anlat

dudağında sarı bir kuş gezinsin  sevineyim

son martların ayak izlerine basarak

çekip gideyim  bu yakamoz şehrinden

kimsesizliğin  biriksin avuçlarımda

daracık sokakların ıslak kaldırımları

konuklasın küçük ayaklarını  övüneyim

ve yalnızlığımdan arta kalan soğuk gölgeyi

kiraz mevsiminde kuruyan kızıl tenine süreyim

Comments Yorum yok »

hiç kolay değil yalnızlık

ve kolay değil sevmek

hatırlamıyorum sevgiyi

ama sevmek istiyorum çaresizce

hep güzel gelir sevmek

ve güzel değil sevilmemek

bilseydim sevgiyi!

belki hiç sevmezdim

yaşam bukadar zor değil

ve zor değil ölüm

bıkmasaydım hayattan

belki şuan yaşardım

gülmek bukadar zor değil

ve zor değil ağlamak

ne kadar da zor olsa

sevmek bukadar adil değil

ve anlaşılır değil sevgi

kaybettim mutluluğu!

zaten hiç yaşamamıştım

bu kadar zormu bunlar

ya da gerekli mi

belki hiç yaşamamalıydım

hayatı bu denli mutsuz….

Comments Yorum yok »

az kalsın haykıracaktım
adın ateş oldu
rengin alev
ucundan tutuyordun yüreğimin
dayanamadım sevdana
tutuştum
sözümüz vardı oysa
yanmayacaktım….
hatıralardaki sevişmeler çeldi aklımı
susmak zamanı dediler
bir duvar köşesine sindim
(ve)
sustum
bakarken doyumsuz o gözlerine
deliriyordum
insan yalnız yağmurda ıslanır sanardık oysa
gözyaşımdan ıslanıyordum
deniz miydi
dalgalar mıydı ? sabırsız olan bilmem
zamansız seslenişin elveda habercisi
derin mi derindi bu sevda
çimdiklenmiş yüreğimin acısıyla
dudakların dokunurdu dudaklarıma
gençliğimiz kanardı inceden inceden
bir yan cennet
bir yan cehennem
uzaklarda bir hicaz
ellerimde kesikler
ne seni anlatıyordu bu öykü
ne beni
ne sen daldın gözlerimin karasına
ne ben
ve bir daha
ne sen dokunabilecektin saçlarıma
ne de ben sarılabilecektim sana
şiirler yetmedi seni anlatmaya
kış isen
ayaz isen
sevgisizsen
gelme
ne sen bölük pörçük bölün
ne de ben bölüneyim bin parçaya
aşk
iki uçlu keskin kılıç
ne yandan tutsak
saplanırdı avuçlarımıza
hiç bir şey eksik değildi oysa
bilmem ki nesini beceremedik
bu aşkın
nesini

Comments Yorum yok »

Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım  beni yaktığın gibi
Çölde su  mahpusta gün  oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun…
Bitmez tükenmez engeller koydun
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi?

Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara…Bu kasvetli akşamlara
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Otobüs duraklarına…
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım…
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere küsmezdim
Kalanlara acımazdım…
Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim
Masumdum  çocuklar gibi
Böyle delirmezdim-küfretmezdim…
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim.
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı?

Biliyorsun
Bütün acılarına ‘yeşil ışık’ yaktım olmadı
Bütün korkularına’arka çıktım’olmadı
Dağlara merdiven dayadım olmadı
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
Sevdim olmadı -yandım olmadı-taptım olmadı
Benden artık pes
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes
Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git…
Ama ardında
Ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
Çek silahını-daya sırtıma
Titrersem namerdim…
Sen vurdun da ben ölmedim mi???

Comments Yorum yok »

Senden sonra ne yüzüm güldü
Ne gözyaşlarım kurudu yanaklarımda
Nede adını düşürüdüm dudaklarımdan
Her gece düşündüm hatırlamak istemesemde
Sevmiyorum desemde galiba seviyordum
Seni değil bakışlarını gülüşlerini öpüşünü
Bana kzıışın bile hoşuma gidiyordu
Hatta kavga etmek bile mutlu ediyordu beni
Kabullenemedim gidişini hala
Uzun zaman geçmiş bile olsa aradan
Ben hayaleerimde yaşıyorum seni
Hep yanımda olarak düşünüyorum yine
Çok planlarımız vardı bizde hayal kurardık
Ama bu planlarımız da ayrılık yoktu gözyaşı yoktu nefret yoktu
Güzel günler bekliyor sanmıştım bizi
Ümitlenmiştim.
Nerden bilirdim ki bir gün terkedeceğini
Nerden bilebilirdim ki gerçekten sevmediğini
O kadar güzel rol yapmışsınki
O kadar güzel oynamışsınki oyununu
Anlamamışım herşeyin sadece bir YALAN AŞKtan ibaret olduğunu
Gülüşünün aşkının bakışlarının sadece bir tiyatro perdesi olduğunu
Üstelik baş rol oyuncularından birisi ben olmama rağmen
Basmamış akılsız kafam düşünememişim
Aşkında yalanmış öpüşünde
Hani beraber avaz avaz bağırıp söylüyorduk ya şarkımızı
Şimdi bende tek başıma söylüyorum bağıra bağıra
“Depremlerde yine yüreğim
yangınlar çaresiz
İşte en büyük yalan aşkım harabım ama pişman değilim çünkü
“Günahın özüyse seni sevmek

Comments Yorum yok »

derya deniz olsa da yüreğimde
yokluğun alev alev yanıyor anne
pek anlam kalmadı şiirlerimde
seni hiç bir hece demiyor anne.

dünya bir yana  yokluğun bir yana
içimde volkanlar kaynıyor anne
söylenecek tek şey dilimde dua
dualar seni bana vermiyor anne

ah..yüzünü görsem tek bir saniye
bedeline neler verirdim anne
geçmişten çalabilsem tek bir an bile
geleceğe değişmezdim ben anne

yokluğunun adı yok düşlerimde
düşlerim her gece kanıyor anne
gözlerinde her gün kara bir perde
gözlerim gözlerini görmüyor anne

yokluğunla her gece sızıyorum
seni yıldızlardan çalıyorum ben anne
sabaha kalmadan hep gidiyorsun
gündüzleri sevmiyorum ben anne

kararan gecemde sen bir nefersin
aydınlık günleri görmüyorum ben anne
yokluğunda sen tek bir hecesin
hecelere hep ÖZLEM diyorum anne

Comments Yorum yok »

Aşk yürektedir
Aşk gözyaşlarındadır sesizce  akıttığın
Yürek yakarışlarındadır kimsenin duymadığı
Aşk ilan istemez  gözler anlatır bir anlık karşılaşmada
Aşk gönlün kilitidir başkasına açılmayan
Bir yudum mutluluk  için bir ömür duadır
Aşk kafestir başka sevdalara kapanan
Yokluğunda sızlayan yaradır
Aşk aşk.. aşk sevdikçe sevesin gelmektir
Aşk umuttur bir haber  bir tebessüm  beklentisidir
Aşk imkansızlıklar diyarında koştuğumuz rüyadır
Ki rüya gerçek olduğunda bitmeyen duygulardır aşk…

Comments Yorum yok »

Hayatta üç şeyi sevdim: seni  kalbimi  ümit etmeyi… Seni sevdim, sensin diye  kalbimi sevdim  seni sevdi diye  ümit etmeyi sevdim  belki seversin diye.

Aşk gözlerde başlar  dudaklara iner  kalbi fetheder  tekrar gözlere çıkar  yaş olup iner.

Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Onun güzelliğini yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse bilmiyorsa bu yalnızlıktır.

Hani o gün  beni anlayan sen gitmiştin ya  seni başkalarında aradım ama yoktu beni senin kadar anlayan. Yine de üzülme  çünkü ben seni sensiz de sevebiliyorum.

Sevgi basittir, karmaşık olan bizleriz. Sevgi düzen verir, insanlar aldatır. Sevgiye her zaman güvenilir  insanlara asla!

Gidenler yokluklarıyla değil, giderken söyleyemedikleri sözler yüzünden hüzün verirler.

En büyük felaketler içinde dahi ümidini kaybetme, unutma ki en yumuşak ilik en sert kemiğin içinden çıkar.

Aşk karşındakini bulunmaz Hint kumaşı sanmanla hıyarın teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır.

Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra ya da hayallerdeki ümittir.

Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç  bir tohumla başlar; en uzun yolculuklar bir adımla başlar; gerçek sevgiler ise küçük bir tebessümle başlar.

Bir yudum zehir olsan  bir an bile düşünmeden seni içerdim. Sırf seninle bir olmak ve seni içimde hissetmek için.

Hayatın en güzel anı her şeyden vazgeçtiğiniz zaman sizi hayata bağlıyan biri olduğunu düşündüğünüz andır.

Ben toprağım suyum sensin  ben yaprağım dalım sensin; ben ilkbaharım yazım sensin.

Bir gün dudakların kurursa okyanusu getiririm sana; akşam ayazında titrersen güneşi getiririm sana; eğer gönlün bir sevgi ararsa kalbimi söküp getiririm sana.

Aşkım yatağın  sevgim yorganın, yüreğim yastığın olsun. Sen yeter ki iyi uyu bir tanem.

Bir yağmur damlası ’seni seviyorum’ anlamını taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın inan ki her gün yağmur yağardı.

Ne seni unutmak için bir çabam var içimde ne de aşkımı körükleyen bir rüzgar. Ne de seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm ne de görmeye dayanacak kalbim var.

Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer. Ne zaman gözlerin gözlerime değse samanyolundan bir yıldız düşer.

Nasıl uzaktaki yıldız parlak geliyorsa insana, uzakta olduğun için tutkunum sana. Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için aşığım sana.  Yeryüzünde biten her aşk için gökyüzünde bir melek ağlar.

Hüsranı bir tek yerde kabul ediyorum. Yaşamak varken yaşayamamış olmakta.

Yarınlar hep güzel olacak derler. Oysa bugünler de dünlerin yarını değil mi?

Güneşi seviyorum diyorsun  güneş açınca kaçıyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun, yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Korkuyorum sevgilim, çünkü beni sevdiğini söylüyorsun.

An gelir insan gülerken ağlarmış, gözyaşları sel olup kalbine akarmış. Kahkaha bir maske derler bilir misin? İnsan sevdiğinden ayrılınca bu maskeyi takarmış.

Sana sevgimi yıldızlara benzetiyorum. Seni ne kadar mı seviyorum? Artık benim de yüreğimde bir gökyüzüm var.

İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydiler. Hepsi de gökyüzündeydi. Ama ben güneşi  yani seni seçtim. Senin için bin yıldızdan vazgeçtim.

İçine düşen her hüzün damlası  seni ne kadar çok sevdiğimi hatırlatsın sana.

Aşk dudaklarda kahkaha değil  gözlerdeki yaştır. Maksat sevgi uğrunda ölmek değil  uğrunda ölecek sevgi bulmaktır.

İnsanlar bir gül peşinde koşarken ayakları altında ezilen papatyaları göremezler.

Ayrılıklar küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi.

Aşkı reddetmek, güneşin batışını görmekten üzüntü duyduğun için, doğuşunu izlemekten zevk almayı reddetmek gibidir.

Seni  senden uzakta  sensiz  seninle yaşıyorum.

Rüzgara hakim olamıyorsan yelkenlerini ona göre ayarla ve unutma ki hayat karşılaştığın güçlüklerle değil  gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir.

Dostlar ırmak gibidir  kiminin suyu az  kiminin çok… Kiminde ellerin ıslanır yalnızca  kiminde ruhun yıkanır boydan boya.

‘Seni seviyorum’ derken hiç yalan söylemedim, yalan söylerken hiç ’seni seviyorum’ demedim.

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır: geçip giden zaman.

Seni günde bir defa düşünüyorum  o da yirmi dört saatime mal oluyor.

Bir aptalın sizi öpmesine izin verin ama bir öpücüğün sizi aptal etmesine asla!

Bu güzel aşkımıza nokta koyma. Sana kucak dolusu VİRGÜL getirdim: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Uçurumun kenarında da olsan, sırf hayata gıcıklık olsun diye gülümse.

Aşkımızın suya düşeceğini bilseydim balık olurdum!

Aşk bir elma şekeridir. Şekeri yersin sapı kalır.

Comments Yorum yok »